Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu kapsamında bulunduğu ABD'deki temaslarını sürdürüyor. Erdoğan, temaslarının ikinci gününde New York'ta Türk-Amerikan iş dünyasının temsilcileriyle Türkevi'nde bir araya geldi.
Erdoğan, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ile ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu vesilesiyle bulunduğumuz New York şehrinde Türk-Amerikan iş dünyasının değerli temsilcileriyle Türkevimizde bir araya geldik.
Sanayiden finansa, enerjiden ulaştırmaya, sağlıktan savunmaya kadar birçok konu ve sektörü değerlendirme fırsatı bulduğumuz buluşmaya katkıları için Amerikan Ticaret Odasına, iş konseylerimize ve DEİK’e teşekkür ediyorum.
Diplomatik ilişkilerimizin 100’üncü yılına yaklaştığı bugünlerde ABD ile yakalamış olduğumuz ivmeyi ekonomi alanında da sürdüreceğimize, hep birlikte 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşacağımıza gönülden inanıyorum.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ekonomisinin son dönemde kaydettiği ilerlemelerin yanı sıra elde edilen kazanımlar ve gelecek hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, "Türk-Amerikan İş Dünyası'nın değerli temsilcileri, kıymetli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla muhabbetle selamlıyorum. Bu yılki buluşmaya katkıları için Amerikan Ticaret Odası'na, İş Konseylerimize ve DEİK'e teşekkür ediyorum. Önce sizlerin en çok merak ettiği soruya cevap vereyim: Ekonomi programımız ne aşamada, hedeflerimizde ne ölçüde ilerledik? Uyguladığımız programın dört temel birleşeni vardı. Fiyat istikrarı, mali disiplin, sürdürülebilir dış denge ve yapısal dönüşüm. Son bir yılda bölgemizde çıkan savaşlara rağmen bu dört ilkenin tamamında gözle görülür ilerlemeler kaydettik" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Temel mal enflasyonu 2020'nin, kira enflasyonu ise son 4 yılın en düşük seviyesine indi. Savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri olmasaydı, 2026'yı yüzde 20'lerin başında bir enflasyonla kapatacaktık. Mevcut şartlarda yılı yüzde 28 civarında tamamlamayı öngörüyoruz. 2027'nin dezenflasyon açısından daha güçlü bir yıl olacağına inanıyoruz. Mali disiplin tarafında oldukça iyi bir konumdayız. Vatandaşlarımızı ve reel sektörü yükselen akaryakıt fiyatlarından korumak amacıyla vergilerde indirime gittik. Bundan dolayı, oluşan vergi kaybına rağmen bütçede hedefimizin ötesinde bir performans sergiledik. Yılı milli gelire oranla yüzde 3,1 bütçe açığıyla kapatacağız. Bir karşılaştırma yapmak gerekiyorsa, benzer ülkelerde bu oran ortalama yüzde 6'ya yaklaşıyor. Kamu borcunda ise, gelişmekte olan ülkelerde kamu borcunun milli gelire oranı ortalama yüzde 78 iken, Türkiye'de yüzde 22'nin altında" ifadelerini kullandı.


